Dünyada bir çok inançta yer edinmiş, Türkiye’de dört dünyada toplam 33 tane uyuduklarına inanılan mağara bulunan Ashab-ı Kehf yani Yedi Uyuyanların hikayesi her dönemde mevcut olmuş. Kültürel bir hal almış ve bu günümüze kadar devam etmiştir.

 

Hikaye bir çok kaynakta farklı şekilde anlatılır. Temel olarak kendi toplumlarından, insanlarından kaçan 7 kişinin sığındıkları mağarada yüzyıllarca uyuması bu efsaneyi oluşturur. Dinlerde anlatılanların dışında yedi uyurların zaman zaman ortaya çıktığı ve o dönemlerde onlarla karşılaşan insanlar olduğu belirtilir. Ashab-ı Kehf’in birden fazla hikayesine karşın bu hikayenin ilk olarak Hindistan’ın Mahabharata Destanında yer aldığı belirtilir. Fakat tarihçiler, bu destanın Hristiyanlık’tan alındığı konusunda hemfikir.

 

Bugün bu inanışa ait en büyük mağaralardan birisi Türkiye’de Efes’te yer almaktadır. Hristiyan kültürüne ve kaynaklarına göre isimleri henüz net olarak kanıtlanmamış olsa da Maximilian, Lamblicus, Martinian, John, Dionysius, Exacustodianus ve Antoninus isimli yedi kişi, dönemlerinde putperest inançlarından doğan bazı uygulamalar sebebiyle kurban edilmek istenir. Buna karşı çıkan bu insanlar firar eder ve askerlerden kaçarak bir mağaraya sığınırlar. Bu mağara o dönemde Daha önce Hz Meryem’in de yaşadığı Efes Kenti yakınlarındadır. Peşlerinden takip eden askerler, bu 7 kişinin mağaraya girdiğini gördüğünde onları öldürmekle uğraşmak istemez ve mağaranın ağzını kayalar ile kapatarak onları orada ölüme terkeder. Burada kapalı kalan 7 kişi bir süre sonra uyuyarak ölümü bekler. Fakat 200 yıl sonra uyanırlar, mağaranın önünü kapatan kayalar aşınmış, yer değiştirmiş ve mağaranın önü açılmıştır. Uyanan bu yedi kişi 200 yıl geçtiğinden habersiz olarak dışarı çıkar fakat gördükleri karşısında şaşırırlar. Hristiyanlık hakim olmuştur, paralar ve kıyafetler farklıdır. Kendi dünyaları ile alakası olmayan bir dünya ile karşılaşmışlardır. O dönemde psikoposu bularak ona danışırlar ve psikopos bunun bir mucize olduğunu belirtir.

 

İlk mağaraya girdiklerinden bu yana mağaranın düzeni zamansal aşınma dışında içindeki yapıları korumayı başarmıştır. Efes’te Meryem Ana Evi ve Efes Antik Kenti’nin alt kısmında bulunan bu mağara bugün ücretsiz olarak ziyaretçilere açıktır. Tahribatın önlenmesi amacıyla etrafı tellerle çevrilmiştir ve ziyaretçiler tellerin arkasından incelemek durumundadır. Meryem Ana Evi gibi Efes ile bütünleşmiş bu yapıyı bütün ziyaretçilerin görmesi tavsiye edilir.

 

Fotoğraf kaynağı: http://seyahat.mynet.com/300-yillik-olumsuz-uykunun-hikayesi-yedi-uyurlar-1185718